Yemin

HEKİMLİK ANDI

Hekimlik mesleği üyeleri arasına katıldığım şu anda, hayatımı insanlık yoluna adayacağımı açıkça bildiriyor ve söz veriyorum.
Hocalarıma saygı ve gönül borcumu her zaman koruyacağıma, sanatımı vicdanımın buyrukları doğrultusunda dikkat ve özenle yerine getireceğime, hasta ve toplumun sağlığını baş görev sayacağıma, benden hizmet bekleyen kimselerin sırlarına saygılı olacağıma ve onları saklayacağıma, hekimlik mesleğinin onurunu ve temiz töresini sürdüreceğime, meslektaşlarımı kardeş bileceğime, Din, Milliyet, Irk, siyasi eğilim ya da toplumsal sınıf ayrımlarının görevimle hastam arasına girmesine izin vermeyeceğime, İnsan hayatına kesinlikle saygı göstereceğime, baskı altında kalsam bile tıp bilgilerimi insanlık değer ve yasalarına karşı kullanmayacağıma, açıkça, özgürce ve namusum üzerine and içerim.

Tıp diğer pozitif bilimlerden biraz farklı bir daldır. Teorik bilginin yanı sıra pratik bilgi ve yetenek de gerektirir. Bu açıdan bakıldığında bilimin yanısıra zanaat yönü de olduğu düşünülebilir. Hatta bazı batılı kaynaklar ve özellikle antik dönem yazarları Tıbbı, sanat olarak da kabul etmektedirler. Bu pratiğin geliştirilmesi eskiden olduğu gibi günümüzde de usta-çırak ilişkisi çerçevesinde olmaktadır. Bu nedenledir ki Hipokrat, ünlü yemininde hocalarından ustalarım olarak söz etmektedir. Üstelik ustaların yaşlı ya da genç olması da fark etmemektedir. Çünkü her tıp adamı diğer meslekdaşlarından -öğrenci bile olsalar- sürekli birşeyler öğrenme süreci içerisinde mesleklerini icra etmekte ve kendilerini geliştirmektedirler. Bu yönden tüm hekimler ömürleri boyunca aslında birer çırak ve öğrencidirler.

Geçmişten bugüne, şifa dağıtan, ve şifa dağıtabilmem üzerinde dolaylı ya da direk emeği olan ve gelecekte mesleğimi geliştirmeme katkıda bulunacak tüm ustalarımın manevi şahsiyetleri önünde saygı ile eğiliyorum.

RSS
Follow by Email
Facebook
Google+
Twitter