KADİM DOSTUM

Bana kadim dostum diyen arkadaş veya insan, 36 otuzaltı yıl görüşmek dostluk kelimesini veya kavramını oluşturmaya yetiyor mu? Bence ilk yıllarımızda ki ilişki bu tanımı  daha iyi kavrıyor. İlerleyen yıllarda “Biz büyüdük ve kirlendi dünya” oldu.

Senin için bende kalan iki sonuç var.

  • Çöplüğünü bulunca çok iyi ötmen
  • Sol literatürü ezbere bilip, hep yanında taşıman. İçselleştirme hiç yok. Aksine kapitalizmin tüm kişisel öğreti ve alışkanlıklarını içselleştirmişsin

Kadim dostum, çöplüğünden çıkınca neden bu kadar pasif silik hatta yok gibisin?  İstersen  cevabını Almanya’ya gittiğin kadına anlat sonra bana anlatırsın.

Anlamadığım şaşırdığım bir yönün daha var. Patronların karşısında neden el pençe  duruyorsun? Ben ve ortağım da buna dahil.

Senin kadim dostun var ya, 25 yıllık arkadaşını hayran olduğu dostunun özelliklerini görememiş. Herhangi bir ürünü üste para verse de satamayacağını anlamamış görememiş. Neyi görmüş Ki ,salak… Peki ;sen kendini tanımadın mı? Ben sana satıcılık teklif ettiğimde ben bir bok satamam. Siktir git niye veya kendi kibar dilin de niye diyemedin?

Son konuşmamız da solculukta bitmiş bir zamanlar eleştirdiğin bacanağının fikirlerine gelmiştin. Zaten sosyalite olarak toplumla tek ilşkin de o kalmış. Bir de feyzbok müritlerin. Eşini unutmamak gerek. İçimizde en tutarlı o çıktı. Bir zamanlar söylemişti inanmamıştım. Toplumla bağı benim demişti. Senin için. Haklıymış.

Giderayak en çok ta ne koyuyor biliyor musun kadim dostum? Maaşını hala öğrenemedim.

Kadının yaşı, erkeğin maaşı sorulmaz… Biliyorum biliyorum  öğrettin artık.

Bu yazının sonun da bana gelmene, yani eleştirel anlamda gerek yok. Ben kendimi her gece en sefil biçimde eleştriyorum. Senin takacağın sıfatların fazlasını takıyorum. İnanmıyorsan eşine sor. Ben hayatı aptalca ciddiye alırım.

Son kazığını da geçen hafta attın. 10 dakika isteklerimi anlattım. Ben ilgilenmem yapamam demedin. 10 gün bekledim aramadın. Aradım bir tek yazılı kağıdı hatırladın o da somut kağıt olduğu için. Diğerlerini hiç hatırlamadın.

O on günün üstünden bir ay geçti hatırlattım yine aramadın. Hakikaten ne cins mahlukatsın? Sen…

Anneannemle bitireyim. “Ayağın pınar başın göl olsun.